

Microsoft’un bir sonraki son kullanıcı işletim sistemi olarak geliştirilen Windows 8 için geçtiğimiz ay bir Tüketici Önizleme dağıtımı yaymlanmıştı. Beta olarak da adlandırabileceğimiz bu dağıtımı şuradan indirebilir, yeni Windows 8 ile ilgili bazı püf noktalarını Onur Altıntaş’ın Windows 8 Tüketici Önizleme Sürümü yazısından okuyabilirsiniz.

Microsoft Sanallaştırma, şirketinize uçtan uca, eksiksiz ve düşük maliyetli bir yönetim çözümü sunar. Sanallaştırma sayesinde tüm fiziksel ve sanal kaynaklarınızı merkezi olarak izleyebilir ve yönetebilirsiniz. Bilişim altyapı ve süreçlerinizi basitleştirerek; yer, güç ve kaynaktan tasarruf edebilir, böylece maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Ayrıca Microsoft’un özellikle sanallaştırma ihtiyaçlarınız için tasarlanmış “Sanallaştırma Dostu Lisanslama” olanakları sayesinde, lisanslama sınırlamaları olmadan, sanallaştırılmış uygulamalarınızı farklı bir sunucuya taşıyabilirsiniz.
Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz Microsoft Assessment and Planning (MAP) Toolkit Aracı’nın yeni versiyonu olan MAP Toolkit 6.5 artık kullanıma hazır ve indirilebilir durumda.
Özellikle arayüzündeki iyileştirmeler artık çok daha rahat bir biçimde yapılmasını istediğimiz görevi gerçekleştirmemize olanak sağlıyor. Aşağıdaki resimde görüldüğü üzere MAP 6.5 ile envanter ve diğer değerlendirme senaryoları kategorize edildi. Bu sayede istediğimiz senaryolar doğrultusunda değerlendirmelerimiz daha kolay bir biçimde gerçekleştirilebiliyor.

Şimdi firmanıza kazanç sağlamak bir kahve molası kadar basit! Sadece bir kahve içmeye ayıracağınız vakitte, Microsoft’un Sanallaştırma çözümlerini öğrenebilir, firmanızda verimli ve düşük maliyetli bir yapılanmanın adımlarını atabilirsiniz.
Hyper-V ile Sanallaştırma; maliyetten, yerden ve zamandan kazanmak demektir.
Sanal sunucular; fiziksel sunucu kaynaklarını paylaşımlı olarak kullanırlar. Bir fiziksel sunucu üzerinde birden fazla sanal sunucu çalıştırabildiğimiz için fiziksel sunucu sayısı azalır ve hem yerden, hem donanım maliyetinden tasarruf sağlarsınız. Yapılan araştırmalara göre bir fiziksel sunucu; kaynakları ortalama % 8 oranında kullanırken, Hyper-V ile bu oran % 80-90lar’a kadar çıkarılabilir.

13 Temmuz 2010 tarihinde Windows Server 2003 ürünümüzün Ana Destek aşaması bitmiş olup bu ürünümüz için Güvenlik dışı güncellemeler yayınlanmamaktadır. En yeni özellik ve teknolojilerden yararlanmak, bilgi teknolojileri alt yapınızı güncel tutup maliyetlerinizi azaltıp verimliliğinizi artırmak için Windows Server 2008 R2′ye Geçişinin Tam Zamanı!
Müşterilerine en iyi sanallaştırma opsiyonunu sunmak isteyen SAP firması, işte bu sebeple SAP yazılımlarını Windows Server 2008 R2 Hyper-V sanallaştırma teknolojisiyle sanallaştırıp test etti.
Hatta sadece Windows Server üzerinde çalışan SAP sistemlerini değil, Linux üzerinde çalışan versiyonlarını da Hyper-V sanallaştırma platformu ile sanallaştırıp test etti. Bu testlerde sanallaştırma platformu Hyper-V’nin yanısıra SAP kendi sanal sistem ve ortam yönetim araçlarının yanında Microsoft’un BT yönetim çözümü olan System Center ailesini de test etti. System Center Virtual Machine Manager 2008 R2 SP1 ile SAP sistemlerini çalıştıran sanal makinelerin yaratılması, SAP sistemlerini içeren bu sanal makinelerin kesintisiz canlı aktarımı, fiziksel-sanal ve sanal-sanal makine çevrimleri gibi farklı senaryolar uygulandı.
Yazı serisininin bu son bölümünde Microsoft Sistem Hizmet Yönetimi çözümlerinden kısaca bahsedip, kurumsal “Özel Bulut” benimsenmesi konusundaki görüşlerimi dile getireceğim.
Microsoft Sistem Hizmet Yönetimi
Kurum içinde BT hizmetlerin sağlıklı yönetilebilmesi için süreçlerin BT yönetim standartlarına [ITIL, COBIT, BS 25999, vb.] uyumlu olarak iyi tanımlanması ve hizmet kalitesini arttırmaya yönelik raporlama, ölçümleme ve iyileştirme işlemlerinin sürekli yapılması gerekir.
Yazı serisinin bu bölümünde İş Sürekliliği konseptine karşılık gelen Microsoft Veri Güvenliği ve Yedekleme teknolojisinin “Özel Bulut” çerçevesinde ihtiyacını ortaya koymaya çalışacağım.
Microsoft Yüksek Veri Kullanılabilirliği : Koruma ve Yedekleme
Kamu kurumlarında güvenliğin en önemli bileşeni, güvenlik hatası veya felaket durumlarında bile sistemin ayakta kalmasını sağlayacak sistem dayanıklılığıdır.
Veri güvenliği (koruma) mimarisinin temel hedefi iş sürekliliğini garanti altına almaktır. Bu garantiyi sağlamak için hem donanım altyapısının kesintisiz çalışması hem de veri erişilebilirliğinin herhangi bir bozulma olmadan kesintisiz sağlanmasıyla mümkün olur.
Herhangi bir arıza durumunda etkilenen verilerin tekrar kullanılabilirliğini sağlamak belirli aşamalar gerektirir ve iş tanımları gereği her aşamanın bir zaman alacağı aşikârdır. Bu anlamda “Yüksek Veri Kullanılabilirliğini” sağlamak üzere başta yedekleme ile ilgili donanımsal ve yazılımsal gerekli altyapı oluşturulmalı ve öngörülen süreler çerçevesinde kurtarma operasyonları planlanmalıdır.