
Üniversite son sınıf öğrencisi olarak katıldığım bu yarışmayı, şimdi Microsoft ailesinin bir üyesi olarak anlatıyor olmak gerçekten inanılmaz bir duygu!
Teması ‘günlük hayatta karşılaştığınız sorunlara en yeni teknolojileri kullanarak çözüm üretme’ olan Imagine Cup, insanoğlunun yüzleştiği zorlu problemlere çözüm sunmanızı bekleyen bir proje yarışması. Burada her şey hayal gücünüzle sınırlı!
Imagine Cup 2010 Türkiye Software Design kategorisinde onlarca ekip arasından Türkiye birincisi olarak, Polonya’da Türkiye’yi temsil etmeye hak kazanmıştık. Bu yarışma sürecinde öğrendiğim, gerçek anlamda Imagine Cup nedir ve iş yaşamında size neler katar idi. Ben de bu öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum bu yazımda.
Imagine Cup bir ‘öğrenci yarışması‘ yani başka bir deyişle, gönüllülük esasına dayanan bir yarışma. Öğrenci iken bu tür bir yarışma sürecini yaşamak, stres ile mücadele etmek oldukça zorlayıcı fakat sürecin sonunda edindiğiniz tecrübe ise her şeye değer ve paha biçilmez. Sizi daha öğrenci iken iş hayatına adapte olmanız için gerekli her şeyi kazandırıyor, hem de siz farkında olmadan.
Girişimcilik
Imagine Cup teknolojik anlamda da ‘girişimcilik‘ için inanılmaz bir fırsat, yarışma sonrasında kendi şirketinizi kurup, şirketleşmeniz için gerekli kuluçka sürecini geçiriyorsunuz. Girişimcilik süreçlerinin de tamamını içeriyor:
Imagine Cup, ekip işi olduğu için tüm ekip paralel çalışmak zorunda kalıyorsunuz. Çünkü tüm işler birbirine bağlı fazlarla, süreçlerle işliyor; ekipte herkes projenin bir kısmını yapacak ve de o kısımlar bittikten sonra birleştirilince ortaya bir son ürün çıkacak. Öğrenci iken iş hayatındaki, yazılımsal süreç sorumluluğunuzu anlayabilmek için bu mükemmel bir fırsat!
Bilgisayar mühendisliğinin belki de en güzel taraflarından birisi de mekâna bağlı olmamak: Farklı üniversitelerden oluşan 4 kişilik ekibimizde herkes farklı bir ildeydi ve süreci yürütmenin tek bir yolu vardı o da ‘online çalışmak’tı. Online toplantılar (meeting) ile sürekli proje toplantıları yapıyor, süreci yakından takip ediyorduk. Farklı illerde çalışmamızın dezavantajını minimum seviyeye indirgeyebilmek için projeyi birbirimizden bağımsız geliştirebileceğimiz parçalara böldük. Bu anlamda Microsoft teknolojilerinin bu tip bir çalışmaya ne kadar uyumlu olduğunu da proje geliştirirken gördük.
Fikir ve Projelendirme Süreci
Proje ekibi olarak yüz yüze birlikte olabildiğimiz 1 haftalık süreçte proje konusu ve araştırmalarla geçti. Ardından önerdiğim bir kaç proje konusundan ‘anne ve bebek sağlığı‘nda karar kıldık.
Daha sonraki süreçte de projenin bize nerelerde gerekli olacağının analizini, piyasa ve literatürde bizim ürünümüze benzer ürünlerin olup olmadığının araştırmasını ekipçe yaptık. Bizden önce yapılmış olanları yani literatürde mevcut olanları olumsuz olarak algılamadık. Bu aksine bize varolandan farklı, yenilikçi neler yapabileceğimizin rotasını çiziyor ve bizi daha yenilikçi – inovatif düşünmeye yönlendiriyordu. Çevre gözlemlerimize devam ettik, konu ile ilgili doktorlar, gebelik sürecindeki kadınlarla görüşmeler yaptık. Ne gibi sorunlar yaşadıklarını dinleyebilmek için yani bilişimde bir çözüm üretebilmek için sahaya indik!
Uygulamalarımız için iş planlarını, tüm senaryoları, dünyada tasarladığımız planımızın benzerlerinin araştırmalarını ve diğer tüm analiz araştırmalarını yaptık. Bunun sonucunda tüm gereklilikleri, senaryonun bileşenlerini tamamladığımızda elimizde mükemmel bir dokümantasyon oluşmuştu.
Araştırmalarımızdan sonra projenin teknik geliştirme sürecini başlattık. İlk olarak araştırmalarımız sonucu kurguladığımız ve ulaştığımız senaryolara bağlı olarak, veritabanı üzerinde neler olması gerektiğine karar verdik. Veritabanından müşteri tarafında çalışacak olan uygulamamıza verileri çekebilmek için arakatman görevi taşıyan WCF (webservis) fonksiyonlarına giren parametrelerden dönen tiplere kadar her detayı planladık.
Araştırmalarımız bize büyük oranda gelir düzeyi düşük olan annelerin Internet erişim imkânı olmadığı sonucunu çıkarmıştı ve bizlerin bu kitlelere farklı kanallarla ulaşmamız gerekiyordu. Bunun için de klasik cep telefonları için bir SMS modülü hazırlamaya koyulduk.
Web kullanıcıları için de, farklı bir tasarım, dokunmatik ekran deneyimle Silverlight uygulama geliştirdik. Yeni bir projeye Microsoft çözümlerinin nasıl entegre edildiği konusuna başka bir yazıda değinmem daha uygun olacak.
Yeni Teknolojilerin Kullanımı
Aslında bu yarışma, yeni teknolojileri kullanmanın en doğru yolu. Çünkü en yeni teknolojiyi kullanarak çözüm üretmek hep bir adım ileriye taşıyor. Bu süreçte Windows 7′de dokunmatik ekranlar, Windows Phone 7 için bir client yazımı, Silverlight, Bing Maps, Photosynth, DeepZoom, Microsoft Tag ve nice yeni teknolojiyi kullanma imkânımız oldu.
Projenin içerisinde bunları kullanarak, hem bu teknolojilere kendimizi hazırlıyorduk hem de uygulamamızı rakiplerimizden, bir adım öne geçiyorduk.
Planlamadan araştırmaya, araştırmadan yazılım geliştirmeye kadar her aşama projenin yönetim süreçleriydi. Ben ise bu süreçlerin yönetilmesi ve yapılacakların takibi görevini üstlendim. Farklı illerde olmamızın doğurduğu birçok aksilik olmasına rağmen, zorlu bir süreç ertesinde yazılımımız son halini aldı. İşte en heyecan ve keyif verici aşamalardan biri de burasıydı: Bu kadar çaba ertesinde ortaya hiç olmayan bir yazılım ürünü çıkıyor, hem de sizin ‘işte bu benim eserim!’ diyebildiğiniz..
Sunum Süreci
Artık ortaya çıkan eserimizi nasıl sunacağımız üzerinde çalışma vakti gelmişti. Aslında teknik donanım sahibi kişiler olarak sunumun ne kadar önemli ve kritik olduğunu, aldığımız sunum teknikleri eğitiminde anlamıştık. Ne kadar mükemmel bir proje yaparsanız yapın, onu anlatamadıktan sonra hiç bir kıymeti yoktu. Bu iş hayatında da böyle!
Imagine Cup özet olarak, baştan sona iş hayatı için hızlandırılmış bir kurs ve deneyim yarışması.
Ufak Notlar
Eğer bilişimle alakalı bir bölümde okuyorsanız, kesinlikle ama kesinlikle bu yarışmaya katılmalısınız! Eğer katılmayı düşünüyorsanız ise de sizlere önerilerimi aşağıda sıraladım:
Bir sonraki yazılarda da proje fikirlerinde inovasyon, yeni teknolojilerin kullanılması ve tasarım konseptlerinden bahsedeceğim.
Pingback: Imagine Cup 2012: Var mısınız? | Yesil.org | Bilgi Ormanı
Pingback: Imagine Cup 2012: Var mısınız? | Microsoft Türkiye Blog