Yapay zekadan faydalanarak hayatlara dokunmak

Madagaskar’ın kırsal bölgelerinden birinde genç bir anne ve bebeği, çocuklarda beslenme konulu bir tartışmaya katılmak ve besleyici yemek tarifleri öğrenmek için gittikleri ana çocuk sağlığı merkezinde. Fotoğraf: Mohamad Al-Arief/Dünya Bankası.

Birbiri ardına gelen doğal afetler, insan eliyle yaratılan felaketler, zulüm, baskı ve diğer olağanüstü durumların yol açtığı insani krizlerin dünyamıza verdiği acılar zamanın kendisi kadar eskiye dayanıyor. Küresel yardım kuruluşları bu olaylara müdahale için çalışsa da çabaları, doğası gereği, çoğu zaman tepkisel ve ölçeğin gerisinde kalıyor. Biz, yapay zeka gibi teknolojilerin bulut teknolojisiyle bir araya gelerek büyük bir değişim yaratabileceğine, daha fazla yaşamı kurtarabileceğine, acıları dindirebileceğine ve sahadaki yardım kuruluşlarının müdahale çalışmalarını öngörme, değerlendirme biçimlerini değiştirerek ve daha iyi hedeflemelerini sağlayarak insan onurunu kurtarabileceğine inanıyoruz.

Bu yıl Eylül ayı sonunda, Microsoft’un AI for Humanitarian Action programını duyurduk. Bu, 40 milyon dolarlık bütçesi olan, beş yıl süreli yeni bir program. Girişim, yapay zekanın gücünden yararlanarak dört önceliğe odaklanıyor: Dünyanın felaketlerden çıkmasına yardımcı olmak, çocukların ihtiyaçlarını karşılamak, mültecileri ve yerinden edilen insanları korumak, insan haklarına saygıyı desteklemek. AI for Humanitarian Action programımız, Microsoft’un giderek büyüyen ve şu anda 115 milyon dolara varan bir bütçeyle toplumun en büyük sorunlarından bazılarına yapay zeka ile çözüm getirmeyi hedefleyen beş yıllık AI for Good paketinin bir parçası.

Program, AI for Earth ve AI for Accessibility girişimlerimizin modeli üzerinde geliştirildi. Bu kapsamda seçili kâr amacı gütmeyen kuruluşlarla (STK) ve insani yardım kuruluşlarıyla yapacağımız yakın işbirlikleriyle yapay zeka ve veri bilimi alanındaki bilgimizi bu grupların temel uzmanlığıyla birleştiren finansal hibe desteği, teknoloji yatırımları ve iş ortaklıkları gerçekleştireceğiz. AI for Humanitarian Action ile, yeni uygulamalar ortaya koyan, yeniden kullanılabilir çözümler sağlayan stratejik yapay zeka projelerini yöneterek ve başlangıç projelerini genişletmek ve ölçeklemek için başkalarıyla iş ortaklığı yaparak inovasyonun hızını yükseltebileceğimiz konusunda iyimseriz.

Amacımız, yeni yapay zeka çözümlerini dört alanda olabildiğince hızlı ve kapsamlı olarak uygulamaya koymak:

  • Afetle mücadele. Yeryüzünün hiçbir köşesi, yangın, sel, fırtına gibi doğal afetlerin yıkıcı sonuçlarından muaf değil gibi görünüyor. Yapay zeka ve veri modelleme, yaklaşan afetlerin erken belirtilerini tahmin etme ve algılamada büyük umut vaat ettiği gibi müdahale ekiplerinin yardımlarını daha iyi konumlandırmalarına da yardımcı olabilir. Makine görmesi gibi yapay zeka teknolojileri, hasar gören veya yıkılan yollar gibi görüntüleri hızlıca analiz ederek daha hızlı ve güvenli müdahale edilmesini sağlayabilir. Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler ve teknoloji endüstrisinden iş ortakları ile kurduğumuz yeni iş ortaklıkları yoluyla, yardım kuruluşları nerede ne zaman kıtlık olacağını daha iyi tahmin ederek yardımları daha erken ulaştırabilir, daha fazla kişinin yaşamını kurtarabilir.
  • Çocukların ihtiyaçları. Yapay zekanın STK’lara ve kuruluşlara dünyanın en savunmasız popülasyonu olan çocukları koruyabileceğimiz daha iyi araçlar sağlayabileceğine inanıyoruz. Örneğin her yıl milyonlarca çocuk dünyanın en büyük suç endüstrisi olan insan ticaretinin kurbanı oluyor.  İnsan ticaretinde arz ve talebi destekleyen talebi hedeflemek, giderek suçluların önünü kesmek ve dünyanın dört bir yanındaki mağdurları kurtarmak için şu anda da tahmine dayalı analiz ve bot framework’lar kullanıyoruz.

Tüm dünyada çocuklara sağlanan temel sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi gerekiyor. Uzun süredir STK iş ortağımız olan Operation Smile, uyguladığı cerrahi işlemlerin sonuçlarını iyileştirmek ve yüz cerrahisi ihtiyacı olan daha fazla sayıda çocuğa yardımcı olmak için yapay zeka makine görmesi ve yüz modelleme kullanıyor. Ani bebek ölümü sendromu (ABÖS), teknolojinin yardımcı olabileceği sorunlardan bir diğeri. Her yıl binlerce bebek ölüyor, ama ABÖS’ün temel nedenleri henüz tam olarak anlaşılmış değil. Microsoft’un, Seattle Çocuk Hastanesi Entegre Beyin Araştırmaları Enstitüsü ve dünyanın en önemli araştırmacıları ile yaptığı işbirliğiyle ABÖS’ün nedenlerine dair yeni anlayışlar kazanmak ve bu sendromu tüm dünyada bitirmek hedefiyle yapay zeka ve makine öğrenimi kullanılarak ABÖS’e odaklı ilk genom veritabanı geliştiriliyor.

  • Mülteciler ve yerinden edilen insanlar. Dünyada mültecilerin ve yerinden edilen insanların sayısı rekor seviyeye ulaştı; bu da neslimiz için büyük bir sorun. Yapay zeka ve makine öğrenimi, aralarında 28 milyon mültecinin de bulunduğu yaklaşık 68 milyon yerinden edilen insanın yaşamını iyileştirme potansiyeline sahip. Yapay zeka yardım, malzeme ve hizmetlerin mültecilere ulaştırılması sürecini iyileştirmeye yardımcı olabilir; STK’ların çalışmalarını yerinden edilen insanların ihtiyaçlarını duyurmaya ve anlamaya odaklayabilir. Microsoft şu anda Norveç Mülteciler Konseyi, NetHope ve University College Dublin ile yaptığı işbirliğiyle yerinden edilen gençlere akıllı yardım sağlayarak onları ücretsiz, nitelikli eğitim kaynaklarına bağlamak amacıyla dil anlama, makine çevirisi ve ses tanıma gibi yapay zeka teknolojilerini kullanarak bir sohbet botu geliştirmek için çalışıyor. Bu tür sohbet botları sahadaki yardım çalışanlarına yönelik bir model için de kullanılabilir. Model, yardım çalışanlarının, farklı dilleri konuşan ve yiyecek, sağlık hizmetleri, barınacak bir yere erişim gibi temel ihtiyaçları olan yerinden edilen insanlarla iletişiminde yardımcı olabilir.
  • İnsan hakları. İnsan hakları ihlallerinin izlenmesi, algılanması ve önlenmesine yönelik yeni çözümleri hızlandırmak için STK’lar ve insanı yardım kuruluşlarıyla işbirliği yapacağız. Derin öğrenme, insan haklarında yaşanan kritik olayları daha iyi tahmin ve analiz etme, bu olaylara daha iyi müdahale etme yeteneğini yarattı. Yapay zeka ile çalışan konuşma çevirisi kullanarak insanlar, insan haklarını savunan ücretsiz avukatlık hizmetlerine bağlanabilirler.

Tüm AI for Good girişimlerimizin temel bir yönü, Microsoft’un yapay zeka ve veri bilimi teknolojilerini ve uzmanlığını tüm dünyada çevre bilimi, engellilerin ihtiyaçları ve insanı yardım gibi alanlarda çalışan grupların yetenek ve uzmanlığıyla birleştirmektir. Tüm bu alanlardaki çalışmalarımızı büyütmeye devam ederken, Microsoft içinde üst düzey veri bilimcilerden ve analiz uzmanlarından oluşan yeni bir ekip kuruyoruz.

Bu çalışmaların liderliğini, Microsoft’un Kurumsal, Harici ve Hukuki İşleri bünyesinde Veri Analitiği Başkanı olarak ekibe katılan John Kahan üstleniyor. John’un ekibinin iddialı bir misyonu var: Dünyanın en zorlu sorunlarını ele almak amacıyla yeni bilgiler edinmek ve veri bilimi kullanmak. Bu misyon, yeryüzü kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını desteklemeyi, engelli kişiler için fırsatları iyileştirmeyi, insan haklarını korumayı, insani yardımı güçlendirmeyi ve dünyadaki STK’ların yeteneklerini artırmayı da kapsıyor. John 15 yıldan uzun bir süredir Microsoft’un büyük veri strateji ve çalışmalarını yöneten kilit liderlerden biri. Büyük ölçekli veriler ve birinci sınıf veri ekiplerinin yönetiminde 33 yılı aşkın deneyime sahip. Bu ekibin gelecekte yapabileceği katkılara dair fırsatlar bana büyük bir heyecan veriyor.

Yenilikçi STK’lar ile iş ortaklığı içinde kullanıldığında AI for Good girişimlerinin nasıl etkili bir güç olabildiğini dünyanın göreceğini umuyoruz. Teknolojinin toplumun en kapsamlı ihtiyaçlarını ele alma sözünü yerine getirmesini sağladığımızda, herkese daha fazlasını başarma gücünü kazandırabiliriz.