Kız çocuklarını STEM’e yöneltmek bizlerin sorumluluğu

Çocukken sizi esinlendiren neydi? İlk kez piyanistin parmaklarının tuşlar üzerinde uçarcasına gezinerek büyüleyici bir melodiyi seslendirmesini izlediğiniz o an mı? Belki de fen dersinde lityumun su ile reaksiyona girmesini hayranlıkla izlemiştiniz. Ya da sizinle bir atletin Olimpiyatlarda altın madalya almasına tanık olduğunuz o an.

Hayatta kendimiz için seçtiğimiz yol ne olursa olsun, çocukluğumuzda bizi etkileyen, esinlendiren şeylerin bizim için önemini ve gelişimimizdeki etkisini gözardı etmek mümkün değildir.

Geçen yıl Microsoft, Avrupa’da birçok kız çocuğunun 11 yaşlarında bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) konularıyla ilgilendiğini, ancak 15 yaşına geldiklerinde bu ilgilerini kaybetmeye başladıklarını gösteren önemli bir araştırma yayınladı.

STEM alanından konular, çalışmalar ve meslekler hâlâ ağırlıklı olarak erkekler tarafından yürütülüyor. Geçtiğimiz yıla ait bu araştırma, kız çocuklarının ve genç kadınların STEM’e olan ilgilerinin azalmasının ya da STEM yolunda ilerlemekten vazgeçmelerinin bazı nedenlerine ışık tutuyor.

Microsoft, geçen yıl yapılan araştırmanın devamı olarak ABD’deki kız çocukları ve genç kadınlar üzerine odaklanan yeni bir araştırma yayınladı. Bu araştırmalarda Avrupalı ve Amerikalı kızlar arasında ilginç bazı paralellikler görülüyor.

Yapılan karşılaştırmada ortaya çıkan net bir mesaj var: STEM alanlarına daha fazla kızın ve genç kadının girmesini istiyorsak, ilham tohumlarını erken yaşlardan ekmeye başlamamız şart.

Rol modellerinin önemi

Hem ABD’de hem Avrupa’da yapılan araştırmadan çıkan kilit bir sonuç var: Kız çocuklarının ve genç kadınların STEM konularına olan ilgilerinin düzeyinde rol modellerinin önemli bir payı bulunuyor.

Anne babalar ve öğretmenler özellikle kız çocukları için en belirgin rol modelleri olsa da rol modelinin bu alandaki tanımı çok daha esnek olabilir. STEM alanındaki rol modelleri çocuğa yol gösteren, öncülük eden/etkileyen kişiler, hatta çocuğun STEM ile ilgili bir kulüp veya etkinlikte karşılaştığı bir kişi bile olabilir.

Avrupa’da yürütülen çalışma, belirli bir rol modelinin niteliğinden bağımsız olarak, rol modellerinin STEM alanlarına ilginin gelişmesinde önemli bir etmen olduğunu gösteriyor. Hollanda gibi bazı ülkelerde bir rol modelinin varlığı özellikle düşük düzeyde kalıyor; araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 35’i kendilerini STEM’e teşvik eden bir rol modelinin olduğunu belirtti.

Diğer yanda, kız çocuklarının ve genç kadınların kendilerini STEM’e teşvik eden bir rol modelinin olduğunu belirttiği Rusya’da bu oran yüzde 55 ile en yüksek düzeyde. Rusya’da görüşülen kız çocuklarının yüzde 60’ı öğretmenlerinin onlara düzenli olarak STEM konularından söz ettiğini de ifade etti.

İlginç olan, ABD’de görüşülen 6.000 kız çocuğu ve genç kadının yarısından azının STEM alanında meslek sahibi bir kadını tanıdığını belirtmiş olması. Araştırma, STEM alanında çalışan en az bir kadın tanıdığı olan genç kızların STEM etkinliklerini yürütürken kendilerini güvenli ve yetkin hissetme olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu da gösterdi.

ABD’de yürütülen araştırmanın ortaya koyduğu umut verici bir istatistik anne babaların etkileşimi ile ilgili: Araştırmaya katılanların yüzde 65’i en azından ya annelerinin ya da babalarının onlara düzenli olarak STEM konularından söz ettiğini belirtti.

Bu, ortalamada genç kızların yüzde 38’inin anne babalarının onları STEM konusunda teşvik ettiğini düşündüğünü söylediği Avrupa araştırması ile karşılaştırıldığında ortaya ilginç bir karşıtlık çıkmaktadır. Çek Cumhuriyeti, Slovakya gibi ülkelerde genç kızların sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 26’sı anne babalarının STEM’e olan ilgilerini aktif olarak desteklediğini düşündüklerini ifade etti.

Verilere toplam olarak bakıldığında, genelde birçok kız çocuğunun STEM’de örnek alabileceği bir kadın rol modeli olmadığını görüyoruz. Onun için ABD’de kızlardan tipik bir bilim insanı, mühendis, matematikçi veya programcıyı tarif etmeleri istendiğinde (yetişkin kadınların yüzde 40’ı, STEM ve teknik alanlarda çalışan kadınların yüzde 43’ü gibi) genç kızların yüzde 30’unun bu rollerde bir erkeği düşündüğünü görüyoruz.

Genelde her iki araştırma da STEM’de çalışan kadın rol modellerinin varlığının ilgi uyandırmada ne kadar önemli olduğunu gösteriyor, ki bu anlamlı bir gözlem.

Kendilerine STEM alanından örnek alabilecekleri rol modeli yoksa, büyük olasılıkla birçok genç kız STEM’e ilgi duymalarının toplum normlarıyla çatışan bir şey olduğunu düşünecek, bu da giderek daha fazla çelişki ve belirsizlik yaratacaktır. Oysa STEM alanında daha fazla rol modelinin varlığıyla bu algılar değişebilir, kız çocuklarına ve genç kadınlara tutkularının peşinden gitme güvenini kazandırılabilir.

Bunun dışında, genç kızları düzenli olarak teşvik ve motive etme, STEM alanlarında çalışan kadınların sayısı az olsa da bunun son derece normal, değerli bir yol olduğunu onlara anlatma görevi anne babalara ve öğretmenlere düşmektedir.

“Avrupa ve ABD’de yapılan bu araştırmalar, çok benzer sonuçlarla, genç kızların STEM alanlarında kendilerine örnek alabilecekleri daha fazla sayıda kadın rol modeli göstererek STEM alanında erkek egemen statükoyu değiştirmeye odaklanmamız gerektiğini ortaya koymaktadır.”

– Microsoft Avrupa Filantropi Direktörü Sylvie Laffarge

“STEM yetkinliğinin yalnızca oyun programlama ya da uygulama geliştirme gibi alanlardaki bir kariyere giden bir yol olarak gösterilmemesi de çok önemlidir. Moda blog yazarlığından mimariye, dijital eğlenceden acil durum yardımına kadar çeşitli profesyonel mesleklerde STEM becerilerinin rolünü göstererek anlayışı değiştirebiliriz. ”

STEM’in gerçekliğini göstermek

Bir sanatçı için her şey esin kaynağı olabilir; bir derenin şırıltısından ağacın yaprakları arasından süzülen güneşe kadar her şey, her an yaratıcılık ve tutku kıvılcımını ateşleyebilir.

Şimdi başka bir senaryo düşünelim. Genç bir çocuk sınıfta oturmuş, önündeki ders kitabına bakarak ilgisizce kimya formülleri yazmaktadır. Bu çocuk için kâğıt üzerindeki siyah mürekkep, H ve O’lardan oluşan sıkıcı bir şemadan başka bir şey değildir.

H’nin hidrojen, O’nun oksijen olduğunu ve bu ikisi arasında tek bir bağ olduğunu bilir. O da gelecek ay yapılacak sınav için ezberleyebilmeyi umduğu, ondan sonra bir daha düşünmek ya da kullanmak zorunda kalmayacağı sıkıcı bir şemadan başka bir şey olmamasıdır.

Kabul edelim, bunu yaşayanlarımızın sayısı hiç de az değil. Hepimiz okulda bize çekici gelmeyen konulara çalıştık. Ancak bir de bu çocuğun öğretmeninin bu şemaları gerçek yaşamla bağdaştırdığını düşünün.

Bir hidrojen atomu daha eklendiğinde su kadar masum bir şey, hidrojen peroksite, yani kesinlikle içilmemesi gereken ama füze yakıtı olarak kullanılabilecek bir şeye dönüşür. Öğretmenin derste göstermek istediği de tam budur.

Bir şişeye hidrojen peroksit koyarak minyatür bir füze yapar, bir molekülün bileşimindeki en ufak bir değişikliğin bile nasıl büyük bir fark yaratabildiğini gösterdikten sonra bileşiklerin zehirli maddelerden hayat kurtaran ilaçlara kadar sonsuz olasılıklarla nasıl kullanılabildiğini anlatır.

STEM’in gerçek yaşamda karşılık bulduğu bu tür ilişkilendirilebilir örneklerin kullanılması önemlidir. Tek başına satırlarca kod ya da sayfalarca matematik hesapları bir konuya ilgiyi çekmek için yeterli değildir. Çocukların önlerindeki olanaklardan esinlenebilmeleri için STEM bilgisinin pratik ve heyecan verici kullanımlarını göstermek öğretmenlerin ve anne babaların sorumluluğudur.

Hem Avrupa’da hem ABD’de yapılan araştırmanın sonuçları bunu desteklemektedir. Örneğin, ABD’de yürütülen çalışma, öğrencilere gerçek yaşamdan örnekler verildiğinde STEM konularına dair algının değiştirilebileceğini göstermiştir.

Bu, AB’de yürütülen araştırmada da karşılık bulmaktadır: STEM çalışmalarına olan ilgiyi etkileyen rol modellerinin varlığının ardındaki en büyük ikinci etmenin gerçek yaşam uygulamaları ve pratik uygulamalı deneyimler olduğu görülmüştür.

Hacking STEM

Microsoft’un Hacking STEM girişimi gibi programlar, öğretmenlerin genç zihinleri destekleyebileceği yollardan biridir. Ücretsiz bir çevrimiçi kaynak olan Hacking STEM web sitesinde, öğrencilerin robotbilim, kodlama, elektrik mühendisliği, sismik ölçüm gibi birçok konuyu anlık, ilginç uygulamalarla görebilecekleri ücretsiz ders planları ve uygulamalı etkinlikler sunulmaktadır.

Özellikle ABD ve Avrupa’daki çalışmalarda kendi yaratıcılık anlayışlarına çok değer verdikleri görülen genç kızlar için bu tip uygulamalı deneyimler çok önemlidir ve ilgilerini STEM alanlarında yönlendirecek ve destekleyecek temel kaynaklardır.

Hacking STEM ders planına bir örnek, öğrencileri mühendislik ve sorun çözme şapkalarını giyip, kendi hareketleriyle yönetilen ekonomik, ancak etkileyici bir robotik el yapmak için birlikte çalışmaya teşvik eden robotik el yapımıdır.

İndirin [2.66 MB]

“Bizi esinlendiren, hayatımıza anlamlı bir şekilde dokunan, bizi sınırlarımızı keşfetmeye ve zorlamaya motive eden öğretmenlerimize dair anılarımızın, çok eski yıllara dayansa bile, belleklerimizde capcanlı kalması beni hep şaşırtmıştır.”

– Sylvie Laffarge, Microsoft Avrupa Filantropi Direktörü

Önümüzdeki yol

Microsoft’un ABD’de ve Avrupa’da yürüttüğü araştırmalar, STEM dünyasında erkeklerin egemenliğini değiştirmek için hepimizin odaklanması gereken en önemli iki konunun, olumlu kadın rol modellerine görünürlük kazandırmak ve konuları gerçek yaşam ile temellendirmek olduğunu vurgulamıştır.

Bu iki alan da tek bir sözcükle özetlenebilir: Esinlenme.

STEM konularının –gelecek nesil gökdelenin yapımından hastalıklara çare bulmaya, önemli bir uygulama geliştirmeye ya da sayısız başka olanağa kadar– sunduğu olanakları ve olasılıkları bilmiyorlarsa, STEM ile ilgili konulara olan ilgilerinin azalması şaşırtıcı değildir.

Buna, rol modeli eksikliği ve erkeklerin sayısının daha fazla olması nedeniyle kız çocukları ve genç kadınların çoğunlukla STEM konularının onlar için olmadığını düşündüğü gerçeğini eklediğinizde, bugünün genç kızlarını yarının büyük bilim insanları, mühendisleri, programcıları, matematikçileri olmaya esinlendirmek için daha fazlasının yapılması gerektiği açıkça görülmektedir.

Bu konuda Microsoft’un STEM araştırması gibi çalışmalarla sağlanan farkındalık ilk adımdır. Çıkarılan sonuçları ele alıp, kız çocuklarını ve genç kadınları STEM’e olan ilgilerinin peşinden gitmeye teşvik etmek için çalışma sırası teknoloji şirketleri, STEM kurumları, anne babalar ve öğretmenlerdedir.

Anne babaların teşvik etmesinden daha ilgi çekici ders planlarına, ders dışı STEM etkinliklerine, STEM kulüplerine, STEM’de çalışan kadın rol modellerinin örneklenmesine kadar hep birlikte çalışarak tek tek her çocuğun gözlerinde heyecan ve merak ışığını yakabiliriz.