Veri Merkezi Taşınması: Düşün, planla ve gerçekleştir!

Dünyanın dijital bir devrim içerisinde olduğunu düşünürsek, veri merkezlerinin bulut ortamına taşınmasının da kurumların en sık karşılaştığı gereksinim haline geldiğini görürüz. Bu yazıda nedenlerinden nasılına veri merkezlerinin buluta taşınmasına ve sunduğumuz çözümlere bakıyoruz.

Veri merkezimi neden taşımalıyım?

Teknolojik gelişmelerin yanı sıra, fiziksel ortamın, sistem altyapısının ihtiyaç duyduğu gereksinimleri karşılayamaması gibi farklı sebepler de veri merkezi taşınmasının önde gelen nedenleri arasındadır. Sunucu sayınızın artması ile paralel olarak yük ve enerji gereksiniminin artması, en başta planlanmayan altyapının ihtiyacı neredeyse karşılayamıyor olmasına neden olarak altyapınızı yönetemediğiniz bir noktaya getirir. İşte bu noktada veri merkezi taşınmasını, iş listenizin öncelikli sırasına alarak değerlendirmekte fayda var.

Kurumunuzun yeterli donanımı olmasına rağmen veri merkezi taşınması konusuna yönlendirdiğim bazı müşterilerim nedenini sorabiliyor. Ben bu soruya “Eğer siz bir bankaysanız, neden kendi işiniz olan “bankacılık” işini yapmaya odaklanmıyorsunuz?” sorusu ile karşılık veriyorum. Kurumunuz kendi işini yapmaya odaklanırken, giderek daha fazla bağımlı hale geldiğimiz BT altyapılarının uyumluluk, arşivleme, veri yönetimi ve güvenlik gibi iş yüklerini de sahiplenmesi, takip etmesi ve yönetmesi gerekiyor.

Her şirketin risk alamayacağı felaket kurtarma, yedekleme ve uzaktan işlemler gerektiren iş sürekliliği planı gibi konularda deneyimli ve bilgili olması gerekli. Tüm bu çalışmalar üzerine şirket içinde yatırım yapmak yerine, BT tarafında profesyonel hizmet veren kurumlara başvurabilirsiniz. Bu kurumlar da sizin teknik ihtiyaçlarınızı karşılarken veri merkezi konsolidasyonu ve doğru boyutlandırma yoluyla önemli maliyet tasarrufları gerçekleştirebilir.

Neden bulut?

Bulut uzmanları olarak şirketlerin veri merkezlerini taşınması hakkında karar verme aşamasında cevaplamayı en sevdiğimiz soru budur. Bulutun, veri merkeziniz için sağladığı hız, maliyet, performans ve güvenlik avantajları, inkâr edilemez gerçeklerdir. Hızlı olanın kazandığı bu dünyada şirketler için de BT teknolojilerindeki hızın bir gelir kapısı olduğunu biliyoruz. Araştırmalar bulut pazarının 2021 yılında 266 milyar dolar değerinde olacağını söylüyor. Şirketlerin, BT bütçelerinin %80’ini BT altyapısı bakımına adanıyor. Bu bilgiler bize yine buluta açılan kapılar sunuyor.

Hibrit bulut ile mevcut altyapınıza yaptığınız yatırımı da değerlendirebilirsiniz!

Bazı kurumların mevcut altyapılarına yaptıkları yatırımı çöpe atmak istememeleri, bazı kurumlarınsa regülasyonlar sebebiyle bulut ortamında bulunamamalarının tek çözümü hibrit bulut ortamıdır. Hibrit bulut ile mevcut altyapınız ile bulut ortamınızı senkronize bir şekilde yönetebilirsiniz. Hibrit bulut ile talebi yönetmek için genel bulutun ölçeği ve esnekliğine güvenirken bazı belirli verileri lokalde tutarak en iyi çözümden faydalanmanız mümkün.

Neden Azure?

Bir Microsoft çalışanı olarak ölçülebilen veriler aracılığıyla bağımsız bir dil kullanarak Microsoft Azure teknolojisini neden önerdiğimi açıklayacağım:

  • Öncelikle Microsoft Azure teknolojisinde uygulama, yönetim, veritabanı gibi konularda çok fazla seçenek aracılığıyla esneklik kazanabilirsiniz.
  • Verinin altın değerinde olduğu bir dünyada hizmet aldığınız bulut sağlayıcısının güvenilir olması kaçınılmaz. Tüm bulut sağlayıcıları arasında en fazla miktarda güvenlik ve uyumluluk sertifikasına sahip olan ve bu yönde sektöre yön veren Microsoft Azure’un sertifikasyonlarına bu linkten göz atabilirsiniz.
  • Microsoft Azure, bulut teknolojisine yaptığı yatırımlar ile bugün 42 bölgede, rakiplerinin toplamından daha fazla veri merkezine sahiptir.
  • Ölçeklenebilir bulut teknolojisiyle kullandığınız kadar ödeyerek tasarruf sağlayabilirsiniz.

Dünyanın her yerinden referansa sahip olan Microsoft bulut teknolojisini, Fortune 500 listesindeki şirketlerin %90’ı kullanmaktadır.