Yarının ürünlerinin doğduğu yer: Insider laboratuvarları

Güvenli bir kapının ardında, üzerinde gri eşofmanı ve mavi tişörtüyle bir yazılım mühendisi, bir istasyondan diğerine giderek ultra modern bir montaj hattında tanıdık görevleri ustalıkla yürütüyor. Bir istasyonda kesiyor, lehimliyor. Bir istasyonda öğütüyor, eritiyor. Son istasyona geldiğinde bir müşterinin daha yeni bir cihazı artık buluta bağlanmış oluyor.

Yarı üretim atölyesi, yarı mikro fabrika olan bu aydınlık mekânın yukarısındaki siyah tavanda uzanan kanallarda 15 dakikada bir hava tazeleniyor. Biraz ötedeki tezgâhta üç çalışma arkadaşı, biraz önce alçıyla yazdırılmış cihaz prototiplerini dikkatle inceleyerek seçiyor. Duvarlar boyunca sıralanmış lazer kesici, eritme fırını, 3B yazıcı ve diğer makineler sanki bir geliştiricinin tatlı bir rüyasından alınıp buraya konmuş.

“Kullanmak istediğimi düşünebileceğim her makinenin olduğu bir odada, benim iyi bilmediğim diğer konularda uzman olan bir ekiple birlikteyim,” diyor mühendis Sean Kelly. “Üretmek istediğim her şeyi üretebiliyorum. Sonra, bir sorunu olan müşterileri getiriyorsunuz, onların sorunlarını çözme fırsatını buluyoruz. Bir mühendis için burası Nirvana’ya ulaşacağı en yakın yerlerden biri”

Burası, Kelly gibi mühendislerin nesnelerin interneti ve yapay zeka’dan yararlanarak konukların işletme ve ürünlerini yükseltmelerine; enerjiden perakendeye, robotbilime kadar sektörler genelinde dönüşüme yardımcı olduğu Microsoft’un IoT ve AI Insider laboratuvarlarından biri.

Cyra Richardson (solda) çalışma standının karşısında (sağdan sola) Barron Barnett, Sean Kelly ve Marlina Hales ile beraber “robot snake”i test ederken.

Microsoft, son dönemde çalışmalarını başlattığı Shenzen, Çin’deki donanım yuvası laboratuvarı ve Kelly’nin çalıştığı Redmond, Washington’daki laboratuvarının ardından, son laboratuvarını bu Nisan ayında Münih’te açtı. Makine operatörleri ve üreticilerinin endüstriyel merkezlerinden olan Münih, ilgilenen Avrupa ve Orta Doğulu müşteriler için merkezi bir konuma sahip.

Her ölçekte şirket laboratuvarlarda ücret ödemeden çalışabiliyor; Microsoft teknolojilerine ve Microsoft mühendislerinin makine öğrenmesi, yapay zekâ ve bulut uzmanlıklarına aynı anda, aynı yerde erişim kazanıyor. Genelde bir ile üç hafta boyunca kesintisiz yürütülen çalışmalarda konuk geliştirme ekipleri, ürün mimarilerini iyileştirmenin, teknik sorunları gidermenin ve tam yığın IoT çözümü oluşturma becerilerini geliştirmenin yollarını öğreniyorlar.

Barron Barnett laboratuvarda üretilmiş alüminyum cihaz kutusunu ölçerken.

Özelleştirilmiş donanım, gömülü yazılım, endüstriyel tasarım, güvenli telekomünikasyon ve bulut geliştirme konularında deneyimli dört kişilik tam zamanlı mühendislik ekipleri, davetli konuklarla birlikte sprint planlama, araç geliştirme ve test etme süreçlerini yürütüyorlar. Sonuçta laboratuvarlar, IoT çözümlerini ölçeklendirip pazara daha hızlı sunmalarında büyük kuruluşlara da küçük genç şirketlere de aynı düzeyde yardımcı oluyor.

Microsoft’un IoT iş geliştirmeden sorumlu genel müdürü Cyra Richardson, “Şirketler, laboratuvarda geçirdikleri üç haftanın kendi başlarına kodlama yaptıkları dört, beş veya altı aya eşdeğer olduğunu söylediler,” diyor.

Redmond IoT ve AI Insider laboratuvarının üç karakteristik odasını (ve bu odaların adlarının ardındaki esini) incelemek, laboratuvar deneyimine dair tam bir duygu verecektir.

Marie Curie Odası

Bu odanın beton zemini üzerinde her şey geliştirme, duvarların önünde dizili duran donanım ve etkileyici aletler çevresinde dönüyor. Güvenlik için giriş kapısında ekstra bir kimlik kartı denetimi var ve konuklar ancak laboratuvar çalışanlarıyla birlikte girebiliyorlar.

İlk durak, devre ve rezistörler gibi küçük bileşenleri, yazdırılmış devre kartları üzerine yerleştiren bir yüzey montaj makinesi; bu, 10-15 dakikalık bir işlem.

“Özelleştirilmiş bir PC kartı yapar; lehim macunu alıp kalıbın üstüne yayarak, kart üstünde doğru noktalarda çökelmesini sağlayabilirsiniz. Sonra kartları kalıptan çıkarırsınız,” diyor Richardson bir elindeki birkaç kartı hemen solunda duran bir makineye götürürken. “Kartları koyduğunuz bu eritme fırını, lehimi yavaşça erir, ardından yavaşça soğutur, bu sayede bileşenler zarar görmez. Böylece çalışır durumda bir kartınız olur.”

Sonra bir tam renkli 3B yazıcıya yöneliyor; bir cihaz çalışması için yeni yapılmış, yaklaşık bir akıllı telefon boyutundaki bir prototipi alıyor. Hafif, pütürlü dokulu, kırık beyaz renkli.

Marlina Hales, 3B yazıcı ile üretilmiş prototip cihaz kutularını incelerken. (Arkaplanda Mike Roshak ile).

Odanın adı, Marie Curie’nin tarihsel başarılarını, şu anda bu laboratuvarda yapılan fütüristik çalışmayla bağdaştırıyor. Nobel Ödülünü alan ilk kadın olan Curie, bir fizikçi olarak fiziksel dünyaya odaklanmıştı. Bu mekân da adına uygun olarak, endüstriyel bir duyguya sahip. Burada laboratuvar ekibi ve müşteriler elleriyle çalışırlar.

Mekânı ortasından ikiye bölen uzun, ahşap tezgâhın üstüne el aletleri bırakılmış; bir İngiliz anahtarı, bir zımpara taşı, bir tornavida. Tavanda asılı makaralardan robotik çalışmalarında havalı aletler kullanması gereken müşteriler için kırmızı hortumlar sarkıyor.

Dört mühendisin her biri özel bir teknik uzmanlığa sahip; birlikte 80 yılı aşkın bir deneyim sunuyorlar. Müşteri sorunları üzerine tartışırken her düşünceye değer, her söylenene kulak verilir.

Ada Lovelace Odası

Richardson, Curie Odasını yalıtan ekstra güvenlik kapısından adım attığı anda beton zemin yerini halıya bırakıyor. Camlık bir duvar, konukların bu odada yürütülen makineli çalışmaları izleyebilmesini sağlıyor.

“Marie Curie odasından çıkan PC kartınızı burada test ettiğinizi düşünün,” diyor Richardson.

Bir mikroskobun yanında bir sıcak hava üflemeli lehim tabancası duruyor; burada katılımcılar kartlarının yonga, rezistör gibi bileşenlerini inceleyebiliyorlar. Bir sonraki istasyonda mühendisler kartlarını bir osiloskopa takarak devre parçalarını tek tek kontrol edebiliyorlar.

Test odasında mikroskop altına alınmış bir PC board.

“Ürününüzü test etmek için ihtiyacınız olan her şey var,” diyor Richardson. “Ada Lovelace odasında her şey kodlama için. Burada üretici yazılımınızı oluşturur, sonunda cihazınızı Azure’a bağlayacak kodu yazmaya başlarsınız; size bu süreçte yardımcı olacak mühendislerimiz var.”

Bu da odanın adını açıklıyor. On dokuzuncu yüzyılın birinci yarısında yaşamış olan Lovelace, dünyanın ilk bilgisayar programcısı.

Bu odada yürütülen bazı testlerde cihazın kablosuz sinyalinin radyo frekans gücünün ölçüldüğü bir kabin kullanılıyor. Bu özellik, laboratuvarın müşterilerinden PiCo adlı Avustralyalı genç bir yazılım şirketini yüksek maliyetli bir donanım hatasından korumaya yardımcı olmuş.

PiCo, barkod tarayıcı ile yan yana duran bir yazar kasaya bağlanan satış noktası bağlantı merkezi geliştiren ve sunan bir şirket. Otomatik kupon kesme yardımcısı görevi görüyor; her bir müşterinin alışverişine dair gerçek zamanlı satış bilgilerini toplayarak, hem müşterilerin kasada sunulan promosyonlardan yararlanmalarını, hem de satıcıların satışları canlı olarak izlemelerini sağlıyor. Azure bulutuna bağlı çalışarak tüm bu verileri Power BI’da gösteriyor.

Mae Jemison Odası

Turun son durağında Richardson üzerinde beyaz tahtalar bulunan kayar bir duvarın yanından laboratuvarın üçüncü odasına giriyor.

Bu, üç oda içinde en dayalı döşeli, en kurumsal görünüşlü olanı. Bir grup minderli sandalye ve cam orta sehpası, laboratuvar mühendisleri ile konuk şirket katılımcılarının bir gün önce yapılanlar, o gün yapılacak olanlar üzerine sabah sohbetlerini yaptıkları yer.

Barron Barnett, freze makinesinde çalışırken.

Duvarlardan birinde 70 inçlik üç ekran bitişik nizam asılmış.

Richardson birinci ekranın önünde duruyor.

“Buradaki düşünce, cihazınızı alıp, verilerinizi bağlamanız; böylelikle verilerinize bakabilir, temizleyebiliriz,” diye anlatıyor. “Sonraki ekranda karşılıklı ilişkilere ve sağlanan bilgilere bakarız. Son istasyonda da müşterilere ortaya çıkardıkları bilgileri nasıl operasyonel hâle getireceklerini gösteririz.”

Birkaç gün önce bu alan, Çinli bir üretici için IoT Laboratuvar ekibi tarafından hazırlanan bir dijital tabela prototipinin akşamüzeri yapılacak demosunda kullanılmak üzere yeniden düzenlenmiş. Geçmişte akıllı tabelalar, uzunca bir süre reklam kampanyalarını gösterimi için kullanılan salt okunur yüzeylerden ibaretti. Laboratuvar mühendisleri, kamera eklemek için şirketle, tabelaya bakanların sayısını (ayrıca cinsiyetleri ve tahmini yaşlarını) ve mesajları okudukları sıradaki duygu durumlarını izlemek için de Microsoft Bilişsel Hizmetler ile birlikte çalışmışlar. Gözlem verilerinin akıllı tabelanın yanındaki bir panoda gösterilmesi, tabelaların bile dijital dönüşümle yeni bir ürüne ve yalnızca ekranlar yerine reklam etkisi verilerinin de satıldığı yeni bir iş alanına nasıl geliştirilebileceğini ortaya koyuyor.

Soldan sağa: Sean Kelly, Barron Barnett, Cyra Richardson, Mike Roshak, Marlina Hales.

“Laboratuvarlar, derin bir perspektiften müşterilerle birlikte çalışıyorlar; müşterilerin engellerini kaldırıyor, onlara ürünleri için çözümler geliştirmelerine yardımcı oluyoruz,” diyor Microsoft’un IoT iş geliştirme müdürü Marlina Hales. “Laboratuvar katılımcılarıyla birlikte geniş bir perspektiften de çalışıyor, toplulukla paylaşılabilecek ürünler de üretiyoruz. Örneğin, yeni nesil geliştiricilerin de yetiştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun için kullandığımız yollardan biri, lise ve yüksek okullarda Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik (STEM) eğitimi,” diyor Hales.

Fotoğraflar: Scott Eklund/Red Box Pictures.