Yeni Rembrandt: Sanat, teknoloji ve duygular arasında belirsizleşen çizgiler

the_next_rembrandt1

“İsa’nın yüzünü görünce bir anda aklıma geldi.” Kreatif bölüm yöneticisi Bas Korsten, bir grup arkeoloğun Kudüs dolaylarında buldukları üç kafatasından İsa’nın yüzünü oluşturduklarını okumuştu. Benzer bir yaklaşımın dünyanın en ünlü sanatçılarından birinin, Rembrandt’ın yapıtlarına uygulanıp uygulanamayacağını düşündü.

Sanat ile teknoloji arasındaki sınırları belirsizleştiren Yeni Rembrandt projesi; sanat ile algoritma, veri ile insan tasarımı, teknoloji ile duygu arasındaki ilişkilere dair bir konuşmayı başlatmayı amaçlıyor. Microsoft Hollanda SMB Pazarları Direktörü Ron Augustus, yapmaya çalıştıklarının “verilerin ve veri kullanımının inovasyonun yolunu nasıl açabileceği üzerine tartışmayı teşvik etmek” olduğunu düşünüyor.

Geçen hafta Amsterdam’ın Jordaan semtindeki özel bir mekânda “Yeni Rembrandt” basına ve meraklılara tanıtıldı.

Rembrandt van Rijn (15 Temmuz 1606 – 4 Ekim 1669), dünyanın en büyük ressamlarından ve Hollanda resim sanatının Altın Çağının temsilcisi olarak ülke tarihinin en önemli kişiliklerinden biri kabul edilmektedir. Hollandalı ustaların orijinal yapıtlarının birçoğu gibi 17. yüzyılı konu alan bu ilginç Yeni Rembrandt tablosu insanda yoğun bir duygusal tepki uyandırıyor; etkileyici yüz ifadesi, özellikle gözlerindeki ifadeyle sizi kendine çekerek “Resimdeki bu adam kim?” sorusunu sormaya yöneltiyor.

Aslında böyle biri yok. Hiç olmadı da. Bu çekici resim, Rembrandt’ın tüm çalışmalarına dair verilerin analiziyle gerçekleştirilen bir üç boyutlu baskı.

the_next_rembrandt2

the_next_rembrandt3

Verilerdeki tutku ve yaratıcılık

Ortaya çıkan ürün Rembrandt’ın bir yapıtının taklidi ya da daha uzun yaşasaydı mutlaka üreteceği tipte bir yapıt değil; verilerin çekici bir yaratıcılıkla görselleştirilmiş hâli. Bu, verilerin “… yaşamın güzelleştirilmesinde nasıl kullanılabileceğinin güçlü bir gösterimi” diye ekliyor Ron Augustus.

Nasıl ki bir sanatçı kendini çalışmasının içinde kaybedebiliyorsa, uzmanların da Rembrandt’ı yaşayıp, Rembrandt’ı solumaları gerekmiş. J Walter Thomson‘ın teknoloji bölümü yöneticisi ve projenin teknik mimarı olan Emmanuel Flores, projenin yaratıcı tutkusunu vurgulayarak, “Rembrandt sanki eşimdi” diye anlatıyor; “Onunla yaşıyor, onunla uyuyor, rüyalarımı onunla görüyordum.”

the_next_rembrandt4

Veri ve teknoloji, yaratıcılıkta yeni bir alan sunuyor

Umulan, kişiyi düşünmeye yönelten bu projenin insanları inovasyona, verilerin barındırdığı potansiyeli araştırmaya esinlendirmesi. Sanat, yaratıcılık ve duygulara dair düşünme biçimimizi zorlayan, yaratıcılıkta yeni ve büyük işler yapabileceğimiz benzersiz bir fırsatı ortaya kondu.

Bu bir sanat yapıtı mı? Programcıyı sanatçı olarak görebilir miyiz? Bu yöntem diğer sanatçılara, müziğe uygulanabilir mi? Gelecek pırıl pırıl; bu heyecan verici yolculuğun daha başındayız. İnsanlar doğal olarak verilerin sınırlarını, olanaklarını araştıracaklardır.

Bunun Rembrandt’ın kendi sanatı açısından ne anlama geldiğini değerlendiren sanat tarihçisi Gary Schwartz’a göre, “Kimse Rembrandt’ın bir algoritmaya indirgenebileceğini öne süremez; ama bu teknik, sanatçının resimleri hakkında kendi görüşlerinizi somut, görsel bir biçimde sınayabileceğiniz bir fırsatı sağlıyor.”

the_next_rembrandt5

the_next_rembrandt6

Ustaya Saygı

Proje ekibi; yenilikçi, ilerici düşünce yapısıyla bilinen, ışık ve gölgenin ustası Rembrandt’ın yaptıkları çalışmayı takdir edeceğini umuyor. Sanatını anlamaya verilen zaman, enerji ve tutku, kuşkusuz Rembrandt’ı gururlandırırdı.

the_next_rembrandt7

Bu proje, sunuş ortağı ING Bank, reklam ajansı J. Walter Thompson Amsterdam, destekleyici ortağı Microsoft ile  Delft Teknoloji Üniversitesi, The Mauritshuis ve Amsterdam Rembrandt Müzesi danışmalarının ortaklığında gerçekleştirilmiştir.

Microsoft Azure: Veri analizinden sanat yapıtına

Microsoft Azure, verilerin barındırılarak analiz edildiği güvenli, güvenilir platformu sağladı. Kullanım kolaylığı ve esnekliği, proje üstünde çalışan teknik ekibin verilerin analizi çalışmasını hızlı biçimde yürütmesini sağladı. Bulut platformu, Yeni Rembrandt projesinin temelinin oluşturulmasında çok önemliydi.

Sonunda ortaya çıkan portre, 18 aydan uzun süren, dijital olarak işlenen 150 gigabaytlık grafiğin kullanıldığı çok ayrıntılı ve karmaşık bir süreçte oluşturuldu. Süreç, Rembrandt’ın 346 tablosunun yüksek çözünürlüklü 3B taramaları ve makine öğrenmesiyle ölçeği büyütülen dijital dosyalarının analiz edilmesiyle başladı. Tipik özellikleri ürettikten sonra, bir resim üzerinde 60’tan fazla noktayı algılayabilen bir algoritma kullanılarak, portredeki yüz üzerinde bu noktalar arasındaki uzaklığı belirlemek mümkündü.

Rembrandt’ın tablolarının analiz edilmesinde kullanılan algoritmanın Microsoft Azure üzerindeki makinelerde çalıştırılması geliştiricilere inanılmaz bir esneklik sağladı. Çok yüksek bilgi işlem gücü gerektiğinde buluta, küçük miktarda veriyle çalışmak ve son ürünü işlemek için de kurum içine hızla ve kolayca geçebildiler. Azure toplu servisleri, birbirine paralel olarak 1000’e kadar algoritmanın kullanılmasını mümkün kıldı.

Azure sanal makineleri, bu projede çok büyük miktarlarda verinin işlenmesine yardımcı oldu. Azure sayesinde Linux ile Windows’un en iyi özelliklerini birleştirilerek bulutta, kurum içinde ve üçüncü taraflarla hesaplamalar yapılabildi.

Ekibin, bir Rembrandt yapıtını oluşturan özellikleri alıp, yalnızca bu verilerden tüm bir tabloyu oluşturabilmesinde Microsoft’un bulut platformunun kullanımı önemliydi.

“Bu proje, akıllı verilerin sağlayabileceği olanaklar içinde yalnızca bir kıvılcım. Veri, yeni elektrik; insanlara ve şirketlere daha fazlasını yapmalarında yardımcı olabilecek büyük bir potansiyeli barındırıyor. Bu proje gerçekten yapmak istediklerimi bir araya getiriyor: Şirketlerin teknoloji kullanımıyla nasıl verimli şekilde büyüyebilecekleri ve benim sanat tarihindeki birikimim. Bu iki dünyanın bir araya gelmesi her zaman mümkün olmuyor.” – Ron Augustus, Microsoft SMB Pazarları Direktörü

Microsoft Azure hakkında daha fazla bilgiyi burada bulabilirsiniz.